BDT Tarihi

Bilişsel Terapi (BT) ya da Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) 1960’lı yıllarda Doktor Aaron T. Beck öncülüğünde ortaya çıkmıştır. Bu sırada Beck, Pensilvanya Üniversitesi’nde bir psikiyatristi. Psikanaliz üzerine çalışan ve pratik yapan Doktor Beck, depresyonun psikanalitik kavramlarını test etmek için birkaç deney tasarladı ve uyguladı. Araştırma, beklediği temel kavramları tam olarak doğrulamamış olsa da, Beck aradığının tam tersini bulduğunda şaşırmıştı.

Depresyonun Yeni Bir Kavramı: otomatik düşünceler

Bulguların sonucunda Doktor Beck, depresyonu kavramsallaştırmanın diğer yollarını aramaya başladı. Beck depresif hastaların kendiliğinden geliştirmiş olduğu gibi görünen negatif düşünceleri deneyimlediğini bulmuştur. Beck bu bilişleri “otomatik düşünceler” olarak adlandırmıştır. Ayrıca Beck, hastaların otomatik düşüncelerinin üç kategoriye ayrıldığını bulmuştu: hastalar kendileri, dünya ve/veya gelecek hakkında negatif düşüncelere sahiptiler.

Yeni Bir Klinik Yaklaşım

Doktor Beck, hastaların bu otomatik düşünceleri tanımlamaları ve değerlendirmeleri için onlara yardım etmeye başladı. Beck bunu yaparak hastaların daha realistik (gerçekçi) düşünebileceklerini bulmuştur. Hastalar kendileri, dünyaları ve diğer insanlar hakkındaki temel inançlarını değiştirdiklerinde terapi uzun süreli değişimle sonuçlanır. Doktor Beck bu yaklaşımı “bilişsel terapi” olarak adlandırdı. Bilişsel terapi “bilişsel davranışçı terapi” olarak da bilinmektedir.

Bilişsel Terapinin Geleceği

Başlangıcından itibaren bilişsel terapi üzerinde çalışıldı, ve bilişsel terapinin birçok hastalığın tedavisinde etkili olduğu kanıtlandı. 500’den fazla çalışma bilişsel terapinin psikiyatrik hastalıklarda, psikolojik problemlerde ve psikiyatrik bileşeni olan medikal problemlerde etkililiğini göstermiştir. Bugün, intihar önleme, şizofreni ve diğer psikopatolojiler için bilişsel terapi için araştırmalar devam ediyor. Dahası, devam eden araştırma şehir ruh sağlığı kurumlarının organizasyon yapısının halk sağlığı sistemlerince yapılan bilişsel terapiye adaptasyonları üzerine etkisinin ölçmek için yapılmaktadır.

Doktor Beck bilişsel terapiyi geliştirirken birçok kaynaktan yararlanmıştır. Sonrasında, şu anki araştırmacılar ve teorisyenler, Beck’in çalışmasını genişletti ve bilişsel terapinin bazı formları geliştirildi. Bu farklı formlar farklı şeylere vurgu yapmasına rağmen hepsi Beck’in terapisiyle ortak özelliklere sahiptir.

BİLİŞSEL MODEL

Bilişsel davranışçı terapi, psikopatolojinin bir bilişsel teorisine dayanmaktadır. Bilişsel model insanların durumlar hakkındaki algılarının ya da doğal tepkilerinin duygusal ve davranışsal (sıklıkla fizyolojik) tepkilerini nasıl etkilediğini tanımlar. İnsanlar sıkıntılı oldukları zamanlarda algıları sıklıkla çarpıtılmış ve işlevsizdir. İnsanlar düşüncelerini düzeltmek ve böylece gerçekliğe yaklaşmak için “otomatik düşünceler” (doğal olarak ortaya çıkan sözel veya imgesel bilişler)ini tanımlamayı ve değerlendirmeyi öğrenebilirler. Bunu yaptıklarında genellikle sıkıntıları azalır ve daha işlevli davranabilirler (özellikle kaygı durumlarında) ve psikolojik uyarılmaları azalır.
Ayrıca bireyler çarpıtılmış inançlarını tanımlamayı ve değiştirmeyi öğrenirler: kendileri, dünyaları ve diğer insanlarla ilgili temel anlayışları. Bu çarpıtılmış inançlar bilginin işlenişini etkiler ve çarpıtılmış düşüncelere sebep olur. Bu yüzden bilişsel model bireylerin deneyimlerini algılayışlarından meydana gelen ve ayrıca inançlarından, özelliklerinden, dünya ile iletişim kurma biçimlerinden ve kendi deneyimlerinden etkilenen duygusal, fizyolojik ve davranışsal tepkilerini açıklar.

Terapistler hastalarının otomatik düşüncelerini ve inançlarını değerlendirmeleri ve cevaplamalarında onlara yardım etmek için sokratik sorgulama sürecini kullanırlar. Onlar ayrıca hastalara bu sorgulama sürecine kendilerini de dahil etmelerini öğretirler. Terapistler ayrıca öngörü halindeki bilişleri test etmek için ve seans aralarında uygulamak için hastaların davranış deneylerini tasarlamalarında yardımcı olabilirler. Hastaların düşünceleri gerçek olduğunda, terapistler problem çözme yöntemini kullanırlar. Hastaların çabalarının sonuçlarını değerlendirir ve güçlüklerini kabul etmeleri için onlarla çalışırlar.

BİLİŞSEL TERAPİNİN AMAÇLARI

Bilişsel terapinin amaçları, bireylere hastalıklarını hafifletmelerinde yardımcı olmak ve hastalığın tekrarlanmasını önlemektir. Seansların büyük bir kısmı gerçek yaşam problemlerini çözme konusunda bireylere yardımcı olmayı ve çarpıtılmış düşüncelerini, işlevsiz davranışlarını ve sıkıntılı duyguları değiştirmeyi öğretmeyi içermektedir. Gelişimsel çerçeve, yaşam olaylarının ve deneyimlerinin temel inanış, varsayımlar ve mücadele stratejilerinin gelişimine özellikle kişilik bozukluğuna sahip hastalarda nasıl sebep olduğu anlamak için kullanılır.

Güçlü bir terapötik birliktelik bilişsel terapinin ana bir özelliğidir. Terapistler işbirlikçidir ve hastalar ile takım olarak işlev gösterir. Onlara müdahalede bulunurken gerekçeler sunar ve onlarla anlaşabilmeyi isterler. Bir seansta ne kadar zaman harcanacağı, hangi problemlerin tartışılacağı ve hangi ev ödevlerinin hastalar için yararlı olacağı hakkında karşılıklı kararlar verirler. Terapistler hastaların düşüncelerinin ve inançlarının geçerliliğini araştırmak için hastalarla işbirlikçi bir deneyimcilik sürecine girerler.

Bilişsel terapi eğiticidir, ve hastalar bilişsel, davranışsal ve duygusal düzenleme becerilerinin öğrenir; böylelikle esas itibariyle hastalar kendilerinin terapisti olabilirler. Bu durum bilişsel terapinin birçok hasta için kısıtlı zaman diliminde olmasına izin verir; kaygı ya da tek kutuplu depresyon durumlarında tedavi süresi 6 ile 12 seans arasında değişebilir. Kişilik bozukluğuna, eş tanılı hastalıklara, ya da kronik veya ileri derece ruh sağlığı hastalıklarına sahip hastalar ek periyodik güçlendirici seanslarla birlikte daha uzun süreli tedaviye ihtiyaç duyarlar (6 ay ile 1 yıl arasında değişen bir süre ya da daha fazla).

Bilişsel terapistler tedavinin başlangıcında hastaların hedeflerini açığa çıkarırlar. Terapistler hastaların hedeflerine nasıl ulaşabileceklerini anlamaları ve daha iyi hissetmeleri için tedavi planını ve müdahalelerini hastalara açıklarlar. Her seansta terapistler hastalara ciddi anlamda sıkıntı veren problemlerini çözmeleri için yardım ederler. Terapistler bunu verimliliği maksimize etmeye çalışan, öğrenmeyi, ve terapötik değişimi arayan bir yapı yoluyla yapmaktadırlar. Her seansın önemli bölümleri ruh hali kontrolünü, seanslar arasında bir geçişi, gündemi önceliklendirmeyi, spesifik problemleri tartışmayı ve sorunları çözmek için yetenekler öğrenmeyi, öz yardım ile ilgili ev ödevleri belirlemeyi¸özet ve geri bildirimi içerir.

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ TEKNİKLERİ

Bilişsel Davranışçı Terapistler hastaların bilişlerini, davranışlarını, ruh hallerini ve fizyolojilerini değiştirmede onlara yardımcı olacak birçok teknik kullanırlar. Teknikler bilişsel, davranışçı, çevresel, biyolojik, destekleyici, kişiler arası ya da deneyimsel olabilir. Terapistler bu teknikleri hasta ile süregelen kavramsallaşırmalarına ve problemlerine ve seansnın spesifik hedeflerine dayanarak seçerler. Terapistlerin kendilerine devamlı olarak sordukları soru şudur: “Ben, bu hastanın kendini daha iyi hissetmesi için ona nasıl yardımcı olabilirim, ve daha iyi bir hafta geçirmesi için ona nasıl yardım edebilirim?” Bu sorular klinisyenlere planlama stratejilerinde ayrıca yardımcı olur.

Bilişsel davranışçı terapi yaklaşımı için tek tip bir danışan yoktur. Bilişsel terapinin depresyon, kaygı bozuklukları, madde bağımlılığı, yeme bozuklukları, bipolar bozukluk ve şizofreni ( ilaçla beraber olarak), psikolojik bileşenlere sahip çeşitli medikal problemlerde etkili olduğunu gösteren sayısız araştırma çalışmaları vardır. Elbette tedavi her hastalık için değişken olmalıdır ve terapistler sadece sepesifik bir bozukluğun bilişsel formülünü anlamakla kalmamalı, ayrıca hastaları tam olarak kavramsallaştırabilmeliler ve bu formüle ve kavramsallaştırmaya dayanarak bir tedavi planı oluşturmalılardır. Bilişsel terapi müdaheleleri ayrıca daha yaşlı yetişkinler, çocuklar, ergenler, grup, çiftler ve aile tedavileri için uyarlanmalıdır.

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİNİN ETKİLİLİĞİ

Yüzlerce klinik denemede bilişsel davranışçı terapinin çok çeşitli hastalıklarda etkili bir tedavi olduğu gösterilmiştir. Birkaçını saymak gerekirse bilişsel davranışçı terapi şunlar için faydalı bulunmuştur:
depresyon, tüm kaygı bozuklukları çeşitleri, yeme bozuklukları, madde kullanımı, kişilik bozuklukları, bipolar bozukluk (ilaç tedavisi ile birlikte) ve şizofreni gibi psikiyatrik bozukluklar;
kronik ya da şiddetli ağrı, kronik yorgunluk sendromu, adet öncesi sendromu, kolit, uyku bozuklukları, obezite, Körfez Savaşı Sendromu, ve somatoform bozuklukları içeren psikolojik bir bileşenli medikal bozukluklar; ve
Öfke, ilişki güçlükleri, ve kumar hastalığı gibi psikolojik problemler.

BDT ayrıca stres, düşük öz saygı, keder ve kayıp, iş ile alakalı problemler ve yaşlanma ile ilgili problemleri irdelemek için kullanılır.

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİNİN ETKİLİ OLDUĞU DURUMLAR

Yetişkinlerde: Öfke, kaygı, agorafobi ve agorafobi ile birlikte panik bozukluk, dişçi korkusu, yaygın anksiyete bozukluğu, yaşlıların sağlığı ile ilgili kaygıları, obsesif kompulsif bozukluk, panik bozukluğu, tramva sonrası stres bozukluğu, sosyal kaygı/sosyal fobi, anti-anksiyete ilaçlarının bırakılması, dikkat eksikliği bozukluğu, atipik cinsel davranışlar/ cinsel suçlular, bipolar bozukluk (ilaç tedavisi ile birlikte), beden algı bozukluğu, sınırda kişilik bozukluğu, bakıcı kaygısı (caregiver distress), depresyon, yaşlılıkla ilgili depresyon, nüksetmeyi önleme, çözülme ile ilgili rahatsızlıklar, yeme bozuklukları, anoreksi (iştahsızlık), aşırı yeme rahatsızlığı, doymazlık, kumar oynama( ilaç tedavisi ile birlikte), alışkanlık bozukluğu, aile içi geçimsizlik, şizofreni (ilaç tedavisi ile birlikte), mevsime bağlı duygusal rahatsızlık, bedenselleştirme rahatsızlığı, madde bağımlılığı, alkol bağımlılığı, kokain bağımlılığı (BDT nüksetmeyi önlemede etkilidir.), opiat bağımlılığı, sigarayı bırakma (grup BDT etkilidir ve ayrıca BDT nüksetmeyi önlemede birçok tedavi bileşenine sahiptir), intihar girişimleri.
Tıbbi Rahatsızlıklarda: Panik bozuklukla birlikte görülen astım hastalığı (astım eğitimi ile birlikte), kanser ağrısı, kronik sırt ağrısı, kronik yorgunluk sendromu, kronik ağrı (BDT fiziksel terapi ile birlikte birçok medikal durumda kronik ağrı için etkilidir), kolit, sertleşme bozukluğu (BDT cinsel kaygıyı azaltmada ve iletişimi geliştirmede etkilidir), yorgunluk ve kanseri yenenlerdeki fonksiyonel bozukluklar, fibromiyalji sendromu, geriatrik uyku bozukluğu, yüksek tansiyon (BDT ek bir tedavi olarak etkilidir), hastalık hastalığı, ya da ciddi bir medikal duruma sahip olunduğuna dair nedensiz bir inanç, kısırlık, uykusuzluk, hassas bağırsak sendromu, migren baş ağrıları, kalp hastalığı ile ilgili olmayan göğüs ağrısı, obezite (BDT hipnoz ile beraber etkilidir), sebebi bilinmeyen ağrılar (idiopatik ağrı), medikal bir durumla açıklanmayan fiziksel şikayetler (somatoform bozukluklar), adet öncesi sendromu, romatizmal bozukluk ağrıları (çeşitli tedavi bileşenlerine sahip BDT etkilidir), orak hücre hastalığı ağrısı (çeşitli tedavi bileşenlerine sahip BDT etkilidir.), uyku bozuklukları, bedenselleştirme bozukluğu, temporomandibular bozukluğu ağrısı, kulak çınlaması, vulva ağrısı.
Çocuklar ve ergenlerde: Kaygı bozuklukları, kaçınma bozukluğu, kronik ağrı, davranım bozukluğu (aksilik hastalığı), depresyon ( ergenler arasında ve çocuklar arasında depresif belirtiler), medikal işlemler sebebiyle stres ( temel olarak kanser için), obsesif kompulsif bozukluk, aşırı kaygılı bozukluk, fobiler, medikal bir durumlar açıklanmayan fiziksel şikayetler (somatoform bozukluklar), tramva sonrası stres bozukluğu, tekrarlayan karın ağrısı, ayrılık kaygısı.
BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ AYRICA,

Yaşlılık, aile terapisi, acı ve kayıp, grup terapisi, düşük öz saygı, psikiyatrik hastalar (hastanede yatılı olarak tedavi gören), ilişki güçlükleri, ayrılık ve boşanma, stres, iş problemleri ve erteleme durumlarında da kullanılır.

Kaynak: beckinstitute.org

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir