0505 495 4727

Bilişsel davranışçı terapi hakkındaki hikayeyi unutun, ve BDT hakkındaki gerçekleri öğrenin.

Efsane 1: Bilişsel davranışçı terapi mekaniktir ve işleyişi çok tekniktir.

Gerçek: BDT’nin alet çantasında birçok alet olduğu ve mevcut bilimsel kanıtlarla göründüğü doğru olduğu halde BDT teknik olmaktan oldukça uzaktır. Gerçekte BDT diğer bütün etkili psikososyal terapiler gibi terapötik/iyileştirici ilişkiye, uyuma ve bir çalışma bağına öncelik verir.

Doktor Arnold A. Lazarus’un onlarca yıldır söylediği gibi, “Teraptik/iyileştirici ilişki bu tekniğin köklerinin yerleşmesini mümkün kılan topraktır.” Bu yüzden, güvenilir ve dürüst bir terapötik birliğin yetiştirilmesi ve gelişimi BDT’nin ana temelidir. Bunun da ötesinde, belirli bir danışana eşsiz olarak uyan bir şekilde BDT alet çantasından belirli yöntemleri en iyi şekilde nasıl ve zaman kullanacağını tam olarak bilmek “mekanik” olmaktan daha çok “organik/yapısal” dır. Gerçekten, BDT uzmanları danışan ve terapist arasındaki iyi dengenin önemini anlarlar ve danışan ve terapist arasındaki uyum işlemediğinde danışanı başka bir terapiste yönlendirmeyi ihtimal dahilinde tutarlar.

Psikolojik destek almak için psikolog linkine tıklayabilirsiniz.

Efsane 2: Bilişsel davranışçı terapi yalnızca belirtileri tedavi eder, bütün olarak kişiyi değil.

Gerçek: Düzgün bir şekilde yapıldığında, BDT, doğası gereği, bütün olarak kişiyi tedavi eder ve BDT sadece belirtileri azaltmaktan ibaret değildir. Çünkü BDT insanların “biyopsikososyal” süreçler olarak yaşadığı birçok problemi kavramsallaştırır. Bu şu anlama gelir; insanlar fizyolojik ya da metabolik problemlere sahip olabilecek bir fiziksel bedene sahiptirler (mesela biyopsikososyal içindeki “biyo” (yaşamla ve canlı şeylerle ilgili). Bizler ayrıca bir akıla, duygulara ve algılayışlara sahibiz (mesela “ruh” ya da biyopsikososyalin psikolojik yönü). Ve çok önemli olarak bizler ilişkileri ve kişiler arası bağlantıları hayatlarında hayati bir önem taşıyan sosyal varlıklarız (mesela biyopsikososyalin içindeki “sosyal”). Bu yüzden, belirtilerin azaltılması muhakkak BDT’nin hedefleri arasında olması ile birlikte BDT’nin başarısı insanı bütün olarak iyileştirmesinden gelir.

Efsane 3: Bilişsel davranışçı terapide geçmiş önemsizdir.

Gerçek: Bilişsel davranışçı terapistler danışanlarının geçmişi ve geçmiş deneyimleri ile yakından ilgilidirler. Açıkça, yaşam deneyimlerimiz şuanda kim olduğumu belirleyen ve bizi etkileyen şeylerdir. Fakat geçmişe muazzam bir vurgu yapan ve geçmişin iç yüzünü anlamaya çalışan geleneksel psikoterapinin aksine, BDT kıyasen dikiz aynasından geçmişe bir göz atar fakat gözlerini geçmişe dikmez! Daha ziyade, iyi bir bilişsel davranışçı terapi uygulayıcısı terapötik olarak hala konu ile ilişkisi olabilecek geçmiş unsurları etraflıca değerlendirmek amacıyla danışanlarının sosyal ve psikolojik öğrenme tarihini anlamak için çabalayacaktır.

Efsane 4: Bilişsel davranışçı terapi mevcut bilimsel kanıt tarafından sınırlandırılmıştır.

Gerçek: BDT araştırma sonuçlarının kapsamında bir yol haritası belirlemek için uğraşmasına rağmen hiçbir suretle mevcut bilimsel kanıtlar tarafından sınırlandırılmamıştır. Gerçekten, birçok psikoterapi yaklaşımında da olduğu gibi, BDT yüksek derecede yaratıcılık ve sanatkarlık gerektirir. Bununla birlikte, birçok diğer psikolojik terapinin aksine BDT sanatsal yönlerini mümkün olduğu kadar fazla olarak bilimle birleştirmek için uğraşır. Bu yüzden, tekniklerin ve yöntemlerin deneysel olarak destekleyici unsurlarını anlamaya ek olarak, bir bilişsel davranışçı terapist bu teknik ve yöntemleri sıklıkla tedaviyi sürdürmek ve tartmak için bazı bilgi kaynakları olarak kullanacaktır (örneğin ruh hali ve düşünce kayıtları, değerlendirme anketleri, belirli davranışlar).

Yukarıda belirtildiği gibi, BDT’nin içindeki sanatkarlık sıklıkla teknikleri en iyi nasıl ve ne zaman kullabileceğini bilmeyi ve en ideal olarak ve danışanları çok zorlamadan onlara nasıl yardım edebileceğini bilmeyi içerir(örneğin değişim için bir kişinin hazır oluşunun neresi olduğuna karar vermek). Profesor Gordon Paul’a göre BDT bir klinisyenin neyi, ne zaman, nasıl yapacağını ve tüm bunları yapmak için doğru terapist olup olmadığını bilmesini gerektirir. Ayrıca, tüm bu hepsini terapötik ilişkinin toprağına ekmeyi ve orada sımsıkı kalmalarına yardım etmek de BDT içindeki bir gerekliliktir.

Hatırla: İyi düşün, iyi davran, iyi hisset, iyi ol!

Kaynak: psychologytoday.com